Flamenko

Flamenco6


Asi olduğu kadar asil, fevri olduğu kadar kırılgan, hüzünlü olduğu kadar da kıvrak bir dans türü flamenko. Kadınların ayaklarıyla yerleri dövmekle yetinmeyip, alkışlarıyla da salonları inleten bir sahne sanatı. Flamenko belki müziğindeki oryantal tınılardan, belki de dansçıların maço tavırlarından ötürü buralarda da dans meraklılarının gözdeleri arasında yerini almaya başladı.
Flamenko müziği, flamenko dansı ile birleştiğinde ifade edilenleri ucundan da olsa anlamak için sular seller gibi İspanyolca bilmeye gerek yok. Danstaki isyan ve acı bir şekilde kendini ele veriyor zaten.
Tek başına bir dans türü olmanın çok daha ötesinde. Flamenko müziği, flamenko gitarı, flamenko vokali ve nihayet flamenko dansı bir bütün olarak düşünülmeli. Gitar haricinde destekleyici enstrümanlar ve kostümler de bu sahne sanatının olmazsa olmazları arasında yer alıyor.
Ses çıkarmadan olmuyor. Tabanı ve topukları çivili özel ayakkabılar flamenkonun demirbaşlarından. Kostüm listesinde ayakkabıları kat kat uzun etekler, püsküllü şallar, halka küpeler, yelpazeler ve saça konan kırmızı güller takip ediyor. Kırmızılar ve siyahlar ana renkleri oluşturuyor. O taban yere vurulacak, o etek dalgalanacak, o şal savrulacak!

Evet, kökeni İspanya’ya, daha doğrusu Endülüs’e dayanıyor. Ancak Endülüs Halk Müziği veya Endülüs Halk Dansı olarak tabir edilemeyecek kadar derin bir kültüre işaret ediyor.
Flamenkonun popülerliğine tezat bir tarihi var. Müzikologlar, sosyologlar ve kültürel bilimciler flamenkonun tarihi konusunda bir türlü hemfikir olamıyorlar. Flamenkonun nereden çıktığı konusunda tek bir bilgiye ulaşmak oldukça zor.
Flamenkonun tarihini inceleyenlerin bir kısmı, flamenko kültürünün Güney İspanya’da yaşayan ve anadilleri Latince olan Çingeneler, İspanyol Yahudiler, Berberi Arap Müslüman ve İber halklarının ortak bir ürünü olduğunu belirtiyorlar.
Flamenkonun kökenine dair iki hakim görüş var. İlki flamenkonun İspanya’nın güneyinde, yani Endülüs bölgesinde, doğduğunu söylerken; ikinci görüş ise flamenkonun Pakistan ve Hindistan kökenli olup, çingene toplulukları tarafından bölgeye getirildiğini söylüyor.Bir başka rivayete göre ise, flamenko tek bir kişinin sanatının yaygınlaşması sonucu doğmuş. Endülüs’te yaşayan bir Arap udi (ud sanatçısı): Flamo Mengue. Flamo Mengue o kadar usta bir udiymiş ki, Kastilyalı gitaristler ona özenip tarzını benimsemeye başlamışlar. Gitaristler arasında bir ekol haline gelen bu çalış tarzı “flamomengue” olarak adlandırılmış ve zaman için de kelime “flamenco”ya dönüşmüş.

                                                                                                              Flamenco
Gelelim flamenkonun tarihsel çizgisine..Flamenkonun altın çağı 1840lara denk düşer. Bu dönemde gitardan öte, şarkı ve özellikle dansa ağırlık verilmiştir. Cante’ler, yani flamenko geceleri, önceleri sadece yerli halkların evlerinde düzenlenirken zaman içinde küçük tavernalara ve oradan da fiestalara, yani partilere, taşınmıştır.
1842 yılı, flamenko tarihinin belki de dönüm noktası. İlk flamenko gece kulübü “Cafe Cante” 1842’de Sevilla’da açılmış ve meraklıları tarafından büyük ilgi görmüş. Cafe Candante olarak bilinen bu dönem, günümüz flamenkosunun da başlangıcı olarak kabul ediliyor.
1936’da İspanya’da çıkan iç savaş sonucunda pek çok sanatçı ülkesini terketmek zorunda kalmış. Bu durum, flamenkonun sınırlarının İspanya’yı aşmasında ve kültürün yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamış.

Flamenko, akademik olmayan Avrupa müzik formlarından biri, Endülüs Halk Müziği ve bu müzik eşliğinde yapılan dansın adıdır.
Basit bir folk türü olmanın ötesinde kompleks ve yoğun kültürel geleneğe sahiptir. İspanya’ya özgü olduğu bilinmesine rağmen, aslında Endülüs bölgesi kültürüdür. Kökenleri hakkında birçok soru işareti bulunur, ancak genel olarak bölgedeki Latince konuşan asimile olmuş yerli İberik halklar, Berberi-Arap Müslümanlar, İspanyalı Yahudiler ve Çingeneler tarafından beraberce ortaya çıkarılan bir tür olarak kabul edilmiştir.Basit bir folk türü olmanın ötesinde kompleks ve yoğun kültürel geleneğe sahiptir.

                                                      

Minik Flamenko Sözlüğü
Aficionado: Dinleyici, seyirci.
Bailaor: Erkek flamenko dansçısı.
Bailaora: Kadın flamenko dansçısı.
Bailar: Dans etmek.
Baile: Dans.
Braceo: Dans boyunca kolların hareketi.
Cabales: Flamenko uzmanı.
Cantaor: Flamenko şarkıcısı.
Cante: Şarkı, şarkı söylemek.
Cuadro Flamenco: Flamenko şarkıcılarının, dansçılarının biraraya gelerek oluşturdukları grup.
Duende: Flamenko sanatına ilham veren ruhani güç
Ensayo: Prova.
Entrada: Başlamak. Dansçının girişi.
Falda: Etek.
Flamenco Puro: Saf, geleneksel Flamenko.
Floreo: Ellerin hareketi.
Gitana: Kadın çingene.
Gitano: Erkek çingene.
Manton: Uzun püsküllü şal.
Palmas: Ritme uygun olarak alkış yapmak.
Pitos: Ritme uygun olarak parmak şıklatmak.
Salida: Çıkış. Dansçının çıkışı.
Tacaor/Tocaor: Flamenko gitaristi.
Zapatos: Ayakkabı.

Deyişler
Asi se baila!: İşte dans budur! (Dansçıya destek anlamında)
Asi se toca!: İşte çalmak budur! (Gitariste destek anlamında)
Asi se canta!: İşte şarkı söylemek budur (Şarkıcıya destek anlamında)
Eso es!: İşte bu!
Hassa!: Harika!
Ale!/Ole!: 12.yy’dan bu yana kullanılan bir deyiş. Allah kelimesinden geldiği sanılmaktadır. Yine destek anlamında bir ünlemdir.
Vamo ya!: Gidelim!
Flamenko gösterisi İspanya seyahatinizde size hoş bir akşam yaşatacak,uzunca bir süre etkisinden çıkamayacağınız ritmi seyahatinizi renklendirecektir.
Flamenco7