Toledo

 

Toledo
Toledo’dan söz etmek veya hakkında yazmak kaçınılmaz bir konudur.
Romalı tarihçi Tito Livio’nun Toledo’yu, Romalı komutan Marco Fulvionun yiğitliklerini hikayeleştirerek, emrindeki lejyonerlerin şehri fethetmelerini anlatan ve tarihe geçen ‘Toletum, ibi parva urbs erat, sed loco munita’ sözleri ile anlatmasının üzerinden iki bin yıl geçmesine rağmen hala gizemini korumaktadır.
O tarihten bu yanada hakkında cok degişik turde renkli bir edebiyatla cok şeyler yazılmıştır. Şairler,arkeologlar,filozoflar,tarihçiler ve hatta ilahiyatçılar,bilgiye aç her insan türü, her köşesini özenle araştırmış,her anıtını sınıflandırmış ve değişik medeniyetlerin sırrını çözmeye çalışmışlardır.
Alimler ve sanatçılar yüzyıllar boyunca canla başla calışarak, bu olağanüstü şehrin muammasını çözmeye calışmış,ırkların ve fikirlerin kesiştiği noktaları ve kültürünün dinamosunu aramış; ama tüm önceden ortaya çıkmıs diğer bilgiler gibi, kıskanılacak bir şekilde, hiçbir kitapta yazılmayan bir sırrı saklamakta olup, bunu sadece şahsi deneyimleriniz ile ortaya çıkarabilirsiniz.
Toledo’yu tanımak, tarihin sayfalarını karıştırmak değildir, çünkü Toledo bir başlık değil, tam aksine Ispanya tarihinin ta kendisidir.
Şehri daha iyi tanıyabilmek için, gecenin sessizliğinde manastırların olduğu bölgelerini dolaşmak, gecenin sessizliğini bozan rahibin çanı çalmasını beklemek veya Vadi’den günbatımında olduğu gibi kiremitlerinin üzerine vuran ışıltıları seyretmek veya o dar sokaklarında kaybolarak, o sessizliğin verdiği huzuru yaşamanız gerekmektedir.Toledo’yu keşfetmek kişisel ve çok özel bir beceridir.

Gotik çağında ,1560 yılına kadar İspanyanın ilk başkenti olan Toledo, İspanyol ortaçağının en önemli merkezlerinden bir tanesidir. Muhteşem bir ortaçağ mimarisine sahip olan şehirde yapılacak olan yürüyüş sizi tekrar o muhteşem günlerine seyahat ettirecektir.
Dünyaca ünlü kılıçları ve Damasquino adı verilen,çelik üzerine altın işlemesi yapılan muhteşem el işçiliği ile ünlü olan şehir size bir çok ilginç hediyelik eşya alma seçeneklerini sunmaktadır.
Çevresini dolanarak Toledo’nun adeta bir ada görünümüne sahip olmasını sağlayan Tajo nehri ve dik yamaçları şehri düşman saldırılarından koruyan doğal bir koruyucu olmuşlardır. Bu yüzden Toledo hiç bir zaman savaşla ele geçirilmemiş,müslümanların zamanında olduğu gibi karşılıklı anlaşmalarla şehrin anahtarları teslim edilmiştir,bundan dolayı şehir hiç bir zaman düşman işgali ile büyük yıkımlara uğramamıştır.
Reconquista hareketinin kralları olan ‘Los Reyes Catalicos’ yani katolik krallar, Isabel ve Fernandonun mezarları Toledo’da adlarına yapılmış olan ‘San Juan de los Reyes’ kilisesinde bulunmakla beraber gerçek mezarları Granada şehrinde bulunmaktadır.
Toledo’da gezerken tarihi ve bu günü aynı anda yaşamanın eşsiz tecrübesini yaşayacak, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.